Ay: Şubat 2015
İç Ana doluya sıkıştırılan millet tarihindeki ikinci sıkıştırılmadan da kurtulmaya karar verdi. Türklerin tarihindeki birinci coğrafyaya sıkıştırılma hikâyesi Ergenekon’dur. İkinci sıkıştırılma olayına ise ikinci Ergenekon demek mümkün. Birincide önüne bir dişi kurt düşmüş, demir dağlar eritilerek doğaya karşı müthiş bir mücadele verilerek mutlu sona ulaşılmıştı. İkincisinde ise milletin önüne düşen kurt değil Mustafa Kemaldi. Mücadele ise doğaya karşı değil yedi düvele karşı veriliyordu. Her şeyin bitiğinin sanıldığı nokta, batı uygarlığının ezberinin bozulduğu noktaydı. 1919-1923 dört yılda Türk milleti…
Batıda din devlet ilişkileri üç aşamadan geçerek bu günkü noktaya geldi. 1-Kilise bir inananlar topluluğundan ibaret olduğu dönem. İsa’dan sonra ilk üç asırdır. Bu cemaatin bireyleri, dünyaya fazla ilgi göstermeyen kendisini ibadet ve Hıristiyanlık dinini tebliğe adamış, İsa’nın tekrar dünyaya döneceği beklentisi içerisinde kimselerdir. 2-Devletin dini tanımaya başladığı dönem. IV. asırdan itibaren Hıristiyanlık üzerinden baskı ve işkence bitmiş, onlar da devletin imkânlarından ve dünya nimetlerinden rahatça istifade edebilecek bir konuma gelmişlerdi. Hıristiyanlığı temsil eden Kilise, devletle iç içe…
22.12.2014 YA DA KAHROLASI SİYASET “Devlet-i ebed müddet” demek Devleti “ebediyen yaşat” demektir Devlet: Yasa demektir, Hukuk demektir Devleti ebed müddet:“Adaletin” “Mülkün” temeli olması demektir “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” diyerek Devleti “asırlarca”,İnsanı” insanca” Yaşatmak demektir Devleti ebed müddet Zamanı değil, hizmeti verimi Kutsamak demektir Bunu yaparsan İktidar da “sekiz” yıl kalsan da“Yavuz” “Kırk altı” yıl kalsan da“Kanuni “olursun Olursun Ama sen, siyaset illaki siyaset der Her şeyi kendinleştirirsen Yasa der…
On yedinci yüzyıl bilimsel yöntemin, ortaya çıktığı. bilim tarihçileri tarafından “Bilimsel Devrimler Çağı” olarak adlandırılan çağ Kepler Galilei ve Newton’un sahne aldığı çağ Batının konuları bilimsel ele aldığı bizimse konuya, filmsel yaklaştığımız çağ İbrahim bu çağın insanı; 1615 yılında doğmuş Yüzyılın başlarında Tam ortalarına gelindiğinde de 1648 yılında ölmüş Otuz üç yıllık bir ömür Yirmi beş yaşında başlayan ve sekiz yıl süren iktidar hayatının iktidara gelinceye kadar ki bölümü kaç padişah eskitmiş Kösemin iktidar oyunları gölgesinde kalmış…
1938 tarihinde Atatürk ün ölümünden sonra bir bocalama dönemi yaşandı Bocalamanın sebepleri 1-Dünyadaki gelişmeleri algılayamama 2-Atatürk ü anlayamama Her iki olayın sebebi de aynıdır. aydın yokluğu. Kurtuluş savaşı sonrası Türk toplumunun okuryazarlık oranı yüzde beştir. Toplumun aydınları Trablusgarp tan Balkanlara, Çanakkale’den kurtuluş savaşına kadar sayısız cephede aydınlar can vermiş. B ununla kalmamış Cumhuriyet döneminde de harf inkılabı yapılınca bir anda okuryazarlık oranı yüzde beşlerden sıfır noktasına gelmiştir. Bu şartlarda toplumun dünyada ki gelişmeleri algılaması mevzu bahis olamazdı. Olamadı da….